Ben Kimim ? Ne yapmak istiyorum ? Nedir bu ASYA ?
Ben Ramazan AKCA, eğer
bir hemşireyseniz sosyal medyada bir yerlerde beni görmüş olma ihtimaliniz zaten
var. Eğer hiç görmemişseniz youtube ve instagramdan beni stolklamanız mümkün bu
yüzden kendimi tanıtmakla vakit kaybetmeyip ne yapmak istediğime doğrudan giriş
yapmak istiyorum.
Hemşire olarak onca
sorunumuz birikmişken artık şikayet etmeyi bırakıp bir şeyler yapmam
gerekiyordu. Fakat bu yolculuğa çıktıktan birkaç yıl sonra şunu fark ettim. Ne
yaparsak yapalım politika yürütücüler bizi ve sivil toplum örgütlerimizi
görmezden gelebiliyor.
Çünkü kamuoyunun
desteğini alamıyoruz. Politika yürütücülerde bunun farkında.
Peki kamuoyu neden bize
destek olmuyor ?
Çünkü kamuoyu hemşirelik
nedir ? Ne iş yapar ? Ne derdi var hiç bilmiyor.
Haklılar çünkü; Halk
eski 6 ay kursla mezun olmuş, ve o zamanda sayıları yok denecek kadar az jet
hemşireden bakım almış. Kaliteli hemşirelik bakımından uzak kalmış ve
hemşireliği bambaşka şekilde kafasında oturtmuş.
Haklılar çünkü; Bir
kitap yazarı, senarist yada belgeselcide bilmiyor.
Haklılar çünkü; Bir
öğretmen, bir polis, bir hekim, bir asker gibi aktarılmadık biz dizilerde
filmlerde...
İşte tam bu noktada halkımıza
hemşireliği ve hemşireliğin salt gerçekliğini aktarmanın en önemli yollarından
birisi belgesel ve filmler.
Çünkü daha önce
neredeyse hiç yapılmadı.
Çünkü ne anlatırsak
anlatalım, ne yaparsak yapalım, halka kendimizi ifade etmenin etkin yolu
izleyebileceği ve duygusal bağ kurabileceği bir şey sunmak.
Çünkü biz toplum olarak
izleyip duygusal bağ kurabildiğimiz şeylerle dünyayı algılamayı, analitik
düşünmeye çoğunlukla tercih ederiz. İnsan doğası gereği tüm dünyada bu böyledir
ama bizim gibi oryantal toplumlarda bu özellik çok daha baskındır.
Daha önce neden
hemşireler için akıllara kazınacak kısa filmler, belgeseller yapılmadı anlayamıyorum.
Arama motorunda şöyle bir gezince karşılaştığım şeyler yalnızca hemşireler
gününde falan yapılmış videolar. Bu videolarda kutlama ya da reklam filmi gibi
ruhsuz şeyler.
Türk Hemşireler Derneği,
dal dernekleri, bazı sendikalar, bazı vizyoner hemşireler, akademisyenler
ülkede hemşirelikle ilgili ellerinden geleni yapıyorlar. Onlara bir hemşire
olarak çok teşekkür ediyorum. Küçük büyük her şey çok kıymetli. İyi yönde
gelişen herşey bir sürecin ürünü ve elbette süreçte herkesin küçük yada büyük
payı var. Fakat puzzelın önemli bir
parçası eksik. Kamuoyunun desteğini alacak kampanyalar yeterince etkin
yürütülemiyor.
İşte tamda bunun için yine
bir şeye öncülük etmeye karar verdim ve ilk kısa film senaryomu yazdım. Daha
sonra film sektöründeki arkadaşlarımla beraber yazdığım senaryoyu
olgunlaştırdık. Senaryoyu olgunlaştırırken şunu fark ettik ki, film çekmek için
bir şeyleri abartmak gerekir ama biz hiçbir şeyi abartma gereği duymamışız.
Çünkü hepimizin başından geçen ve daha önce yaşanmasına şahit olduğum
gerçekleri yazdım. Ve bir hemşirenin gerçekleri çoğu filme taş çıkartır.
Senaryonun tamanını burada
paylaşamasam da, yüzeysel ve basit halde sizinle şöyle bir sinopsis
paylaşabilirim.
Asya meslekte üçüncü yılını doldurmak üzere olan bir
hemşiredir. Sağlıksız sağlık sistemi içerisinde hastalarına kaliteli hemşirelik
bakımı sunmak için elinden gelen tüm fedakarlığı gösterse de mobbing onu da
rahat bırakmamıştır. Mobbinge kendi müdürüde ortak olunca,çok sevdiği
biriminden sürülmüştür. Yoğun bakım da bir hekimin kafasına ambu fırlatmasıyla
başlayan süreç, hasta yakınlarından gördüğü ağır şiddetle sonuçlanmıştır. Tüm
bunlara ek olarak ekonomik problemlerle boğuşan Asya adaletinde duruma kayıtsız
kaldığını görünce; “sen gidersen ben gidersem kim kalacak burda” mottosuyla yaklaştığı
yurt dışına gitme fikrine artık sıcak bakmaya başlar.
Burada geçenlerden en az
birini yada daha fazlasını sizde yaşadınız değil mi ?
Neyse işin özüne
dönersek. Bu filmi hakkıyla çekebilmemiz için ekonomik desteğe ihtiyaç var.
Çünkü bu film ticari gaye gütmüyor, temel gayesi mesajları taşımak. Bu filmi
destekleyecek kişiler yalnızca siz hemşireler ve bu hayata değer katmak isteyen
gönüllü insanlar.
Hatta bu film için
hedeflediğimiz bütçenin üzerinde fon bulabilirsek, filmde kullandığımız bazı
ekipmanları kiralamak yerine satın alıp, hemşirelikle ilgili ses getireceğini
düşündüğümüz bazı belgeselleri de sponsor etmeyi planlıyoruz.
Kulağa çok büyük
projelermiş gibi gelse de aslında zor değil. 15-20 yıl önce film yada belgesel
çekmek için 150-200 bin dolarlık kameralara, ses ekipmanlarına ihtiyaç duyarken
bugün teknolojinin gelişmesiyle sektör çok daha adil bir yer oldu. Artık 5-6
bin doları olan herkes belgesel için gayet yeterli görüntü ve ses cihazlarını satın
alabilir hale geldi.
Yine de ülkemizin durumu
nedeniyle 5-6 bin dolar bir hemşire için az para değil. Bu filmi ve belgeselleri tek başıma sponsor etmem
çok zor ama hepimiz az çok bir şeyler katarsak yapamayacağımız şey yok. Katkısı
olan herkese şimdiden çok teşekkür ederim.
Bu filmler ve belgeseller çekilmeli çünkü hemşireler için gerçek kısa film ve belgeseller hiç yapılmadı.
Bu filmler ve belgeseller çekilmeli çünkü, güzel ülkemin insanları da kaliteli hemşirelik bakımını hak ediyor.
ICN konseyi 2022 yılı için, hükümetleri dünya çapında sağlık sistemlerini güçlendirmek için hemşirelik mesleğini koruma, desteklemeye ve mesleğe yatırım yapmaya davet ediyor.
Support this creator and be part of their journey