Henüz gönderi paylaşılmamış.
Ben Evren Kıran, müzikle, edebiyatla ve görsellikle şekillenen bir yolculuğun içindeyim. Klasik filoloji eğitimi aldım, resim bölümünden birincilikle mezun oldum ve sanatın farklı disiplinlerinde kendimi ifade etme ihtiyacı hissettim. Müziğe olan ilgim, sadece bir enstrümanı çalmak ya da şarkı söylemekle sınırlı kalmadı; sahne performansından stüdyo kayıtlarına, beste yapmaktan prodüksiyona kadar geniş bir yelpazede üretmeye başladım. Gitar, santur, mızıka, vokal ve perküsyon gibi çeşitli enstrümanlar kullanarak hem bireysel hem de kolektif deneyimleri bir araya getiren eserler yaratıyorum. Müziğimde reggae-dub’un politik ritimleri, Anadolu’nun yerel ezgileri ve gerçeküstü edebiyatın karanlık, derin tınıları bir araya geliyor. Bu birleşim, hem sahnede hem de kayıtlarımda kendine özgü bir dil oluşturuyor ve dinleyiciyi düşündüren, hissettiren bir atmosfer yaratıyor.
Yazdığım öyküler ve şarkılar, çoğunlukla gerçeküstü, felsefi ve kozmik temalara odaklanıyor. Borges, Alfred Kubin, Márquez ,Cortazar gibi yazarların etkisiyle zaman ve mekân algısını bulanıklaştıran, bilinç akışına dayanan hikâyeler oluşturuyorum. Aynı zamanda Nietzsche’nin varoluşsal sorgulamalarını, kozmik korku ve bilinçaltı temalarını işlerken, Anadolu’nun kültürel mirasından ve folklorik motiflerinden de ilham alıyorum. Müziğim ve yazdığım eserler, bireysel deneyimlerle toplumsal meseleleri birleştiriyor; dinleyiciyi hem kendi iç dünyasına hem de çevresine bakmaya davet ediyor.
Projelerimi mümkün olduğunca bağımsız ve özgün bir şekilde sürdürmeye özen gösteriyorum. Bu süreçte sahne performansları, stüdyo kayıtları, beste çalışmaları ve farklı enstrümanlarla deneyler yapmak, benim için üretimin doğal bir parçası. Her eser, hem teknik hem de duygusal açıdan detaylı bir emek sonucu ortaya çıkıyor. Sahnede kullandığım enstrümanlar ve ekipmanlar, performansın hem görsel hem de işitsel olarak etkileyici olmasını sağlıyor. Bu sayede dinleyiciye sadece müzik değil, aynı zamanda bir deneyim sunmayı hedefliyorum.
Müziğimde politik ve sosyal temaları ele alırken, aynı zamanda bireysel ve evrensel kaygıları da işliyorum. Şarkılarımda hem küçük bir kasabanın sokaklarından, hem büyük kentsel hayatın kaotik atmosferinden ilham alıyorum. Bu iki boyut, müziğimin hem samimi hem de evrensel olmasını sağlıyor. Ayrıca eserlerimde, geçmişle gelecek, gerçeklik ve hayal, bireysel ve kolektif arasındaki gerilimleri araştırıyorum. Bu yaklaşım, hem yazdığım öykülere hem de bestelediğim şarkılara özgün bir karakter kazandırıyor.
Yaptığım çalışmaların bağımsız olması, dinleyiciyle kurduğum ilişkiyi de özel kılıyor. Destekçilerim, projelerin hayatta kalmasını sağlayan ve yeni fikirlerin doğmasına imkan veren en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Kreosus benzeri platformlar aracılığıyla sağlanan destekler, benim için sadece maddi bir katkı değil; aynı zamanda yaratıcı sürecin bir parçası olma fırsatı sunuyor. Dinleyici ve takipçilerim, bu yolculukta hem gözlemci hem de aktif katılımcı olarak yer alıyor.
Müziğim, yazdığım öyküler ve sahne performanslarım, sürekli bir gelişim ve dönüşüm süreci içinde. Her yeni proje, önceki deneyimlerden besleniyor ve yeni bir dil, yeni bir anlatım yolu oluşturuyor. Bu süreç, hem kendim için hem de dinleyicilerim için sürekli keşif ve yenilenme anlamına geliyor. Aynı zamanda müziğim ve yazdığım öyküler, deneysel ve geleneksel unsurları bir araya getirerek, farklı estetik ve kültürel dünyaları bir arada sunmayı hedefliyor.
Benim için sanat, sadece bir ifade aracı değil; aynı zamanda bir sorgulama ve keşif alanı. Müziğim ve yazdığım eserler, dinleyiciyi hem duygusal hem de zihinsel bir yolculuğa çıkarıyor. Her notada, her kelimede, hem bireysel hem de toplumsal temaları işleyerek, dinleyiciyle bir bağ kurmayı amaçlıyorum. Kreosus olarak, bu bağı mümkün olduğunca derin ve etkili kılmak için çalışıyorum.
Destekçilerimle kurduğum ilişki, bu yolculuğun temel taşlarından biri. Onların katkısı, bağımsız projelerin sürdürülebilir olmasını sağlıyor ve yeni deneyler için cesaret veriyor. Dinleyicilerim, sadece müzik veya öykü tüketicisi değil; aynı zamanda yaratıcı sürecin bir parçası olarak bu yolculuğu birlikte inşa ediyoruz.
Benim yolculuğum, hem üretim hem de keşif süreci. Sahne performansları, stüdyo kayıtları, yazdığım öyküler ve bestelediğim şarkılar, birbirini besleyen bir bütünün parçaları. Bu yolculukta amacım, bağımsız ve özgün kalmak, dinleyiciye hem düşündüren hem de hissettiren eserler sunmak. Destekçilerimin katkısı ise bu yolculuğun devam etmesini
mümkün kılıyor.
Bu içerik üreticisini destekleyerek yolculuğuna ortak ol