Hümaniter Devrim

Hümaniter, öğreneceğiniz üzere yalın bir oluşum. Uzun vadede mevcut politik havayı soluyanlardan bambaşka doğruları olan, tanımsız yaşayacak bir oluşumdur. Hümaniter, insanlık olarak, ne günümüzde ne de geride bıraktığımız on binlerce yılda benzerine rastlayamayacağınız bir sevda taşıyor. Bu yüzden de, aranızdan çoğu kişinin, bizim derdimizi anlamlandırmakta biraz zorlananacağını ön görmekteyim. Hümaniteri anlamak için zamana ihtiyacınız olacak. Zira Hümaniter, geleceğin felsefesidir. Hümaniter, geleceğin ideolojisidir. Hümaniter adını verdiğim bu felsefe, geleceğin sorunlarını şimdiye taşıyarak kökten çözüm getirmeye çalışıyor. Hümaniterin siyasi bir görüşü elbette ki, var. Hümaniter, toplumu zekileştirmeksizin yapılan ilerlemelerin hiçbir anlam ifade etmeyeceğini savunur. Bu arada toplumun zekileşip zekileşmediğine karar verirken kullandığınız kıstasların da yetersiz olduğunu söyler ve "düşünsel özgürlük" kavramını ortaya atar. Ekler; "eğer düşünsel özgürlüğün yoksa, ifade özgürlüğün güç sahiplerini güldürür." Devam eder; "Düşünsel özgürlük kavramı geleceğin en kilit belirleyicisi olacak. Ve güç sahipleri, düşünsel özgürlüğe sahip oldukları paranın yardımıyla ulaşacaklar iken sen, onları izlemekle yetineceksin. Tabii, Hümaniteri yok edebilirlerse." İktisadi problemlerin giderilmesi Ülkendeki genel üretime bağlıdır. Eğer toplumu zekileştirirsen, genel üretim tavan yapacaktır. Şayet, yöneticilerin ruhunu kapitalizme ve emperyalizme satmış değillerse. Ya yöneticilerin vahşi kapitalizmi savunuyorsa? O zaman da devreye düşünsek özgürlük giriyor. Düşünsel özgürlüğe ulaşanın, çocukluktam itibaren zihnine kodlanmış aptal davranış modellerinden ve yasalaşmış komik hurafelerden kurtulanın önünde hiçbir kuvvet duramaz. Ölüm tartışmaya açıktır.

Geri Bildirim Gönder