Büşranur Beşlioğlu
Büşranur Beşlioğlu
Art Literature
Destek ol
Send a message

No posts shared yet.

Yazmayı çiźmeyi okumayı düşlemeyi seven sanatsever bir kadının rüyasındasınız.

Güzel sanatlar öğrencisi,  20 yaşında gencecik bir ruhun beden bulmuş haliyim.

Sanatsever bir kadın diyebilirsiniz.

Aburcubur yemeyi kitap okumak kadar , resim yapmayı bir lahmacunu yermişcesine haz dolu ve yazı yazmayı damakta kalan çikolata tadı kadar anlatabilirim.

Tamamen tecrübesiz kendi cümlelerinde nefes alan hayalperest bir kız çocuğunun bedeninde dolaşan haylaz bir ruhun ta kendisiyim. Müziğin sesini duyuyor musunuz? Müziğin sesini duymayanlar dans edenleri deli sanar. Sanmayın ben deli değilim şayet siz müziğin sesini duymuyor olabilirsiniz. Hikayeler, bizim kararlarımızın dışında yazılıyorken

Umutlarımız korkularımızla harmanlanıp ellerimize veriliyor. " Al! Bu senin umudun, ama umudunun önünde daima yol gösteren o pusulanın her bir ucunda korkuların saklı..  Ne yazık ki sevgili insan; hepimizin pusulası aynı renkte fakat bu fırtınalı havada okyanusla savaşırken kimimizin altında ufak bir kayık, kimimizin koskocaman bir gemi... Hepimize uygulanan güç aynı lakin savunduğumuz güç tanrı nın kimine armağanı kimine acı dolu bir bardak zehir. Karanlık gecede ,kimsesiz bir mahallenin kırgın sokak lambasının altında duran çocuk , buz gibi havaya inat sımsıcak yüreğinde sakladığı hayalleriyle ısınmaya çalışıyordu. Yüzünde kırık bir gülümseme,  ona bahşedilmiş bir armağanken kaderinde yazılmış ince mürekkep ,keder yazısını süslüyordu. Gözlerinden akan damlalara inat  az önce kayan yıldız için kocaman gülümsemedik geceye bahşediyordu. Yüzündeki çiller masumlugunu daha da belirginlestiriyor ve minik suratına gökyüzünü sığdırıyordu. Kimsesizligin acısı boğazında dugumlenirken o tanrıya kayan yıldızlar için şükranlarını yolluyor kocaman gülümsüyordu. Saatler ilerliyor ilerledikçe küçük bedeni büyüyor büyüdükçe gülümsemesi ruhuna sığmıyordu. Esen ahenkli rüzgarın melodisi kulaklarına en sevdiği şarkıyı dinletirken ayağa kalkıp dans etmeye başladı.  Sokak ortasında rüzgarla dans ediyor dönüyor zıplıyor kahkaha atıyordu. Birden çakan şimşek ve hızlanan yağmur duraksamasana sebep oldu. Yüzündeki gulumsemesi kaybolurken öylece donuklaştı. Çakan şimşek ona büyüdüğünü bağırıyor yağan yağmur iliklerine kadar donmasını sağlıyordu. Büyüyü bozan gökgürültüsü ona büyüdüğünü söylemişti. Delilerde dans ettiği rüzgar kaybolmuş yüreği derin bir sancıyla sarsılmıştı. O şimdi, o şimdi kimsesizligin kucağında öksüz bir adam olmuştu. Büyümek, bu denli gürültülü müydü diye sorarken, lambanın altında kucuk bir cocuk dans edip gülümseyerek kafasını sallamış ve koşarak uzaklaşmıştı.  <!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_201130_034154_264.sdocx--><!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_201130_031058_396.sdocx-->
Afacan birer çocuk sanki

Düşüncelerim haylaz birer cocuk gibi kafamın içinde dönüp duruyorken ben elleri arasinda minik bir defter ile peşlerinden koşuşturup duruyorum. Ne onlar durmak biliyor, ne ben yazmak...

Sokak sokak

O ıssız cadde de duran kırgın sokak lambasinin altinda uluyan cılız gövdeli köpeğin baş ucunda yaralarını okşuyorum.

Cadde cadde

Sokak sokak hayallerin peşinde cadde cadde cümlelerle sürükleniyorum. Dünya da bir ülkede kucuk bir şehidin izbe sokağında bir yerdeyim

Gerçeklikten ölmemek için sanatımız var
Nietzsche

Support

Support this creator and be part of their journey

Ruhuna hitap eden herkes..
0 / 500 supporters 0%
Yazar
₺30.00
Pledge
Içten gelen
₺30.00
Pledge
Hayallerin maddiyatı
₺50.00
Pledge
Düşler
₺60.00
Pledge
Custom Amount
₺
Pledge
One-Time Monthly Subscription
Büşranur Beşlioğlu
Büşranur Beşlioğlu
Yazmayı çiźmeyi okumayı düşlemeyi seven sanatsever bir kadının rüyasındasınız.Güzel sanatlar öğrencisi,  20 yaşında gencecik bir ruhun beden bulmuş haliyim.Sanatsever bir kadın diyebilirsiniz.Aburcubur yemeyi kitap okumak kadar , resim yapmayı bir lahmacunu yermişcesine haz dolu ve yazı yazmayı damakta kalan çikolata tadı kadar anlatabilirim.Tamamen tecrübesiz kendi cümlelerinde nefes alan hayalperest bir kız çocuğunun bedeninde dolaşan haylaz bir ruhun ta kendisiyim. Müziğin sesini duyuyor musunuz? Müziğin sesini duymayanlar dans edenleri deli sanar. Sanmayın ben deli değilim şayet siz müziğin sesini duymuyor olabilirsiniz. Hikayeler, bizim kararlarımızın dışında yazılıyorken Umutlarımız korkularımızla harmanlanıp ellerimize veriliyor. " Al! Bu senin umudun, ama umudunun önünde daima yol gösteren o pusulanın her bir ucunda korkuların saklı..  Ne yazık ki sevgili insan; hepimizin pusulası aynı renkte fakat bu fırtınalı havada okyanusla savaşırken kimimizin altında ufak bir kayık, kimimizin koskocaman bir gemi... Hepimize uygulanan güç aynı lakin savunduğumuz güç tanrı nın kimine armağanı kimine acı dolu bir bardak zehir. Karanlık gecede ,kimsesiz bir mahallenin kırgın sokak lambasının altında duran çocuk , buz gibi havaya inat sımsıcak yüreğinde sakladığı hayalleriyle ısınmaya çalışıyordu. Yüzünde kırık bir gülümseme,  ona bahşedilmiş bir armağanken kaderinde yazılmış ince mürekkep ,keder yazısını süslüyordu. Gözlerinden akan damlalara inat  az önce kayan yıldız için kocaman gülümsemedik geceye bahşediyordu. Yüzündeki çiller masumlugunu daha da belirginlestiriyor ve minik suratına gökyüzünü sığdırıyordu. Kimsesizligin acısı boğazında dugumlenirken o tanrıya kayan yıldızlar için şükranlarını yolluyor kocaman gülümsüyordu. Saatler ilerliyor ilerledikçe küçük bedeni büyüyor büyüdükçe gülümsemesi ruhuna sığmıyordu. Esen ahenkli rüzgarın melodisi kulaklarına en sevdiği şarkıyı dinletirken ayağa kalkıp dans etmeye başladı.  Sokak ortasında rüzgarla dans ediyor dönüyor zıplıyor kahkaha atıyordu. Birden çakan şimşek ve hızlanan yağmur duraksamasana sebep oldu. Yüzündeki gulumsemesi kaybolurken öylece donuklaştı. Çakan şimşek ona büyüdüğünü bağırıyor yağan yağmur iliklerine kadar donmasını sağlıyordu. Büyüyü bozan gökgürültüsü ona büyüdüğünü söylemişti. Delilerde dans ettiği rüzgar kaybolmuş yüreği derin bir sancıyla sarsılmıştı. O şimdi, o şimdi kimsesizligin kucağında öksüz bir adam olmuştu. Büyümek, bu denli gürültülü müydü diye sorarken, lambanın altında kucuk bir cocuk dans edip gülümseyerek kafasını sallamış ve koşarak uzaklaşmıştı.  <!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_201130_034154_264.sdocx--><!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_201130_031058_396.sdocx-->
Destek ol